İnsanın mimarı kendisidir !

İnsana acı veya mutluluk veren, insanı derinden sarsan bazı olayların tesiri, insan yaşamını ve zihnini tamamen farklı çalışmaya başlatacak tarzda olabilmektedir. Bu etkinin sebebi, insanın bu tür bir ortamda bulunurken bedenen, zihnen ve ruhen yaşamış olduğu deneyimlerdir. İnsan deneyimleri yaşarken öğrenir. İnsanın ruh, zihin ve beden sağlığını iyi organize edememesi, hayatında her şeyden olumsuz yönde etkilenmesine neden olur.

Hapishane hayatı ya da farklı deneyimler yaşayan insanın, bu değişimleri olumluya çevirmesi ancak zihnini iyi kullanması ile mümkün olabilir.

Zihnini iyi kullanan bir kişi, ateşler içinde olsa da kendisini gül bahçesinde hisseder. Bununla birlikte; güneşli bir günde, masmavi denizin kıyısında, denizi seyredip martıların ve dalgaların seslerini işiten bir insan da bunalıma girebilir ve hatta intihar etmek için kendisini denizin derinliklerine atabilir.

Dolayısıyla, insana en güzel ortamda bile korkunç acılar yaşatan, onun zihnini kullanma biçimidir. Mutlu, mutsuz olmak veya başarılı, başarısız olmak gibi hayatımıza dair tüm haller, zihnimizi nasıl kullandığımızla ilgilidir.

“Sürekli başınıza kötü olayların geleceğini düşünmeye başlarsanız, o kötü olaylar mutlaka kendilerini gerçekleştiren KEHANETE dönüşürler.”

Onları yaşamak zorunda kalırsınız. Burada asıl ifade edilmeye çalışılan, her duruma hazır olmak gerektiğidir. Her duruma hazır olur ve her karşılaştığımız sorunu, zihinsel sağlığımıza kavuşabilmek için önemli bir imkân olarak görmeye başlarsak bütün problemlerimizi yavaş yavaş ortadan kaldırabiliriz. Zihni, olaylar karşısında verdiği sıradan tepkilere değil; sıra dışı tepkilere göre dizayn ettikçe içinden çıkılmayacak gibi görülen sorunlar kolaylıkla çözülür.

KENDİNİZİN DOKTORU OLABİLECEK YETENEĞE SAHİPSİNİZ

“İnsan isterse kendi kendisini tedavi edebilir. Kendi danışmanlığını kendi içinden gelen sesle gerçekleştirebilir. Her şey için gerekli olduğu gibi bunun için de, ciddi bir karar vermesi gerekmektedir. Sağlam verilen kararlar, mutlaka insanı şifaya kavuşturur. İnsanın zihninde yamanmayacak yırtıklar oluşmaz. Her yırtığın ve söküğün tamiri vardır. Yeter ki; siz onun nasıl tamir edileceğini öğrenin.”

DÜŞÜNCELERİN KONTROLÜ, DUYGULARI; DUYGULARIN KONTROLÜ, HAYATI DİREKT OLARAK ETKİLER.

Tüm çarelerin tükendiğini sandığınız bir anda, önünüzde muhteşem bir İMKANLAR OKYANUSU belirivermiştir.

İnsan isteyince telkin gücüyle zihnini kullanma becerisini geliştirir ve istediği şekilde yönetir.

İNSANIN ASLINDA GERÇEK MİMARI KENDİSİDİR…

İnsan, uzaya giderek evreni keşfettiğini zannediyor; fakat Samanyolu galaksisinden de karmaşık olan kendi benliğini çözmek konusunda ihmalkâr davranıyor.

Oysaki önce kendini tanımalı; daha sonra dış dünyaya yönelmeli. Kendisini tanımayan bir insan, evreni ve evrenin kendi bütünlüğü içindeki gizemi nasıl keşfedebilir?”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir